27 Aralık 2014 Cumartesi

İnsan uçurumun kenarına gelmeden kanatlanamazmış

Siz hiç çok sevdiklerinizi paramparça ettiniz mi?
En çok istediğiniz şeyi ellerinizle yıktınız mı ben onu da ustalıkla yaptım.
İçim içimi yiye yiye oturdum izledim sonra. Elimden bir şey gelmedikçe daha da dibe çektim kendimi.
En yakın arkadaşımla öyle bir kavga ettik ki ev üstüme geldi sanki attım kendimi sokaklara. Onu kırmak içimdekileri anlatamamak ona değer vermediğimi düşünmesi öyle bir oturdu ki yüreğime. o anı size anlatamam.
hiç çok sevdiğiniz için kendinizden nefret ettiniz mi kendinize kızdınız mı.
bu zamana kadar biri kalbini kırdığında o insana nefret beslediğiniz insanın kalbini kırmak nasıl bir his bilir misiniz.
insan ateşten bir gömlek giyiyor sanki. kendi benliğinden uzaklaşmak istiyor.
yapamadıkça hırçınlaşıyorsun hatta deliriyorsun bir müddet sonra.
kendinden olabildiğince uzak tutuyorsun sevdiklerini o halinden.
bir daha kırılmaları gibi bir lüksün yok çünkü.
birini dostun görmek böyle bir şey sanırım.

Bir de sevdicek kısmı var ki onu hiç sormayın.
Enazından dostun anlar seni o da seni kırdığı için üzülür bunu bilirsin.
bu belki ona yaklaşman için bir umut verir insana.
gurur böyle bir şey sanırım. dostlukta gurur olmaz işte.
o mutlu olsun diye değil gerçekten üzgün olduğun için özür dilersin.
İnsanın sevdikleri ile imtihanı imtihanların en zoru bence.

Eski sevgilimi çok bunaltırdım. eli işte gözü oynaşta ne yaptığı belli olmayan bir tipti.
Sonunda zaten gözümün içine baka baka beni aldattığını öğrendim.
1 yıl geçti ben hep içime attım bambaşka biri olarak karşıma çıktı barıştık.
o 1 ay içim içimi yedi kan kustum kızılcık şerbeti içtim çünkü gurur vardı.
Millet ne derdi hem sonra uzattıkça uzattım sündürdükçe sündürdüm ilişkiyi bitirmeye yanaşmadım.
Hayatımın son 2 senesinde en güzel uyandığım sabahlardan biriydi bittiği gün.
Gelen insan zaten giden adamla aynı değildi. iyi ki dedim barıştım iyi ki tekrar canım acıya acıya öğrendim kimsenin değişmediğini.
İçim rahat şimdi bana eski sevgililerini dalga geçerek anlatan insan onlardan birine dönmüştü ve belki kız benim çıkmak için çırpındığım kafesteydi şimdi.
Güvenim yerle bir olmuş kalbim kırık toparlamaya çalışıyordum.
kimseyi de istemiyordu bir yanım diğer yanımsa benim yalnız olmamı yadırgıyordu.
Ben hiç bir zaman öylesine bir ilişkiye başlamamıştım kimseyle.
Zaman geçtikçe aldatılmanın beni suçum olmadığını kendi kendime anlattım.
Eksik gördüğüm yerlerimi onarmaya başladım.
Bu hikayede bana en acı veren yer ise yaranın bıraktığı kabuk oldu.
ilk defa pişman oldum.
Hayatıma yeni biri girene kadar bana bir ders oldu iyi oldu derdim.
Yeniden seveceğim aklıma gelmediği için pişmanlık duymadım.
Şimdi her an aradaki açığı kapatmak istercesine yanımda istiyorum onu.
İlk defa biri beni düşündüğü için yanlışlarımı yüzüme vurdu.
İlk defa biri benim de bir ailem olduğunu bilerek bana yaklaştı.
İlk defa dışardayken annenlere haber ver merak etmesinler diyen biri oldu yanımda.
İlk defa annemin nasıl bizim damat dediği biri oldu hayatımda.
Sadece korkuyorum bazen.

Diğer ilişkimin bitmeme sebebini çok sonraları anladım. Çok sevdiğim için değildi.
Başka kimseye şans vermemiştim ki zaten.
tam 7 sene biriyle geçirmek insandan o denli şey götürüyor ki.
Sonuçta adını bile anmak istemediğiniz o isimli birilerine ön yargılı olmak nasıl bir şey bilir misiniz?

Kalbim sıkışırdı sanki.
Öyle değilmiş.
İnsan gerçekten sevildiğinde eşekten düşmüş karpuz gibi oluyormuş işte.
 Kalbin kırıldı sanıyormuşşsun ama sevince kırılsa duramıyorsun ki :)

üçüncü bir kişi olarak hala aramızda bizim biliyorum.
Geçmişin yükü o kadar ağır geliyor ki bazen bir tek onun dizine yatıp ağlamak istiyorum, zamanında benim canımı nasıl yaktıklarını anlatmak istiyorum.
Canını yakarım diye hiçbir şey yokmuşu oynamak zor geliyor artık.

Hala onu sevdiğimi düşünür diye ağzımı bile açamıyorum.
Oysa sevdiğim en güzel kokunun yanında ben nasıl kedi gibiyim.
Nasıl hevesliyim söz dinlemeye.
Ve o kadar açım ki sevilmeye ödüm kopuyor sevilmemekten.

iyice saçmalamakla olan ilişkimi de mahvetme aşamasına geldim.
Bakalım can paresinin gönlünü nasıl alacağım.
Gölge etme geçmiş bana.
Sürekli olumsuzluklarını benimle taşıma.
Gel güzelce yollarımızı ayıralım seninle.
Artık mutlu olmak benim de hakkım.
Etme nolur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder