21 Nisan 2015 Salı

fazlasıyla yenildiğimi hissediyorum bazen
ellerimi göğsüme koyup rahatça uyuyamıyorum
gözbebeklerim ısrarla büyüyor her gece sensiz
ne zaman nemli bir toprak kokusu duysam burnumu tıkıyorum
sen çok severmişsin o kokuyu, ben de
bir ara fotoğraflarına ilişti gözüm
sakalların uzamış biraz da kamburlaşmışsın
satır satır seni yazdığım kağıtlar bembeyaz artık
öylece duvarımda asılı
çok değil
hani birazcık daha dayanabilseydin keşke diorum
en azından ben büyüyene kadar
senin elinde büyüyebilmeyi isterdim hep
ama sen gittikten sonra sokağa çıkıp kendi kendime sallanıyorum salıncaklarda
gelip belki ittirirsin sen diye
uzun zaman oldu
rehberimde en baş sıada adın
nasıl hitap edeceğimi bilemiyorum sana
annem hep gözlerimin rengini senden aldığımı söylerdi
her sabah uyandığımda aynaya bakıp günaydın diyorum gözlerime
keşke diyorum
keşke beni büyütüp gitseydin
siyah beyaz fotoğraflar yerine masmavi gözlerine baksaydın
şimdi çocuk kaldım çikolatayla avutuyorum kendimi
o donuk bakışlı adam kim bilir nerde
bana bağırsaydın dövseydin hiç sevmesen de olurdu
yeter ki baş ucumda olsaydın
1 saat 2 saat
ben yine büyürdüm
oysa şimdi yaşlı amcalara baba diyorum
eşşek kadar boyumla seni çok özlüyorum baba..

ne zaman yazdı bilmiyorum ama bir ara karalamış ablam.

20 Nisan 2015 Pazartesi

Gidiyorum en güzel vr en berbat hisleri yeniden yaşamaya. Kırgınım yorgunum hiç hevesim yok. Hatta tek bir tökezlemeye düşecek bu beden biliyorum. Yine de elimden geleni yapmaya gidiyorum.  Ne aradın ne sordun günlerdir. Ben de umudu kestim senden. Yolun açık olsun günlerin güzel bana ayırdığın bu kısa zaman bilr yeter bana. Varsa hakkım helal olsun :) allaha emanetsin hep olduğun gibi

15 Nisan 2015 Çarşamba

bu bir yol hikayesi

Hiç sevmiyorum sandın. Şüphe duydun çoğu zaman. Sordun bana defalarca seviyor musun diye. Seviyorum bile demedim sana çok dedim hep çok. Senden vazgeçemem dedim. İlk defa o zaman bana yalan söyledin ben de diye. Benim geçmişten gelen çok yaram vardı ilk başlarda kendime de sana da güvenmedim bu yüzden. Sonra bir baktım o yaralardan eser bile kalmamış çocuk. Senin her gülümsemenle her günaydınınla ben daha iyi bir insan olmuşum. Sevgi varsa korku yoktur demiştin bana. Tam da korkularımı yenmişken yapılacak şey miydi beni en acıtan yerimden vurmak. Beni hayal ettiğim herşeyin yalan olduğuyla karşı karşıya bırakmaya değer miydi. Hiç mi bişey katmadım sana bir hoşaçakalı bana çok gördün. Hiç mi sevmedin beni. Ya da en son ne zaman sevdin. Bu kadar kolay olmasın dedin gitmek belki de en zoruydu benim için. Araya mesafe sokmak. Susmak. Sırf bir daha bağırma diye sessiz sedasız ağlamak. Kolay olmayacaktı zaten biliyordum. Ama bu kadar zor olmasını tek başıma kaldıramıyorum. Şimdiden gözlerini özledim bile. Bundan sonrası ne olacak bilmiyorum. Belki bir gün yeniden konuşuruz seninle. Bensiz gerçekten mutlu musun. Benden gerçekten vazgeçtin mi. Sahi sen benim gözlerimi ne çabuk unuttun