18 Ağustos 2014 Pazartesi

aylardır hayatım benim değilmiş hissine kapılıyorum.
ardı arkası kesilmeyen hayal kırıklıkları ve bir sürü hata dolu.
tükeniyorum
çırpınıyorum aslında fakat yeterli değil bunu da biliyorum
yaz okulunun sonlarındayım hatta tam 10 gün sonra ne olacaksa olacak açıkçası.
ancak okul o kadar uzun zamandır aklımda yer etmiyor ki anlatamam
yalnızlık hissiyatı son safhasında.
yalnız mıyım değilim aslında.
Fakat neden böyle hissediyorum?

bir dönem okula bile gitmediğim oldu.
Sınavlara girmediğim.
Temel sebebi ne?
Aşk acısı mı? Vurdumduymazlık mı? Yenilgiyi kabullenmek mi?,
Bilmiyorum.

Hayata yeniden başlamak istiyorum, zamanı geriye almak istiyorum.
Bazı hatalar var ki bin kere yapılır, yaparım biliyorum.
Herkese rağmen yaparım.
Onlar dışında ikinci bir şans tanımak istiyorum kendime.

Neyim kimim amacım ne iyiden iyiye kafam karışık.
Var olanın gerçekten olup olmadığıyla ilgili bile şüphelerim var artık.
Kendimi hep şanslı gördüm ben hep gerçekten sevildiğimi sandım.
En büyük hatam bu sanırım.

Şans denen bir şey yok aslında.
Kader de.
Seçtiğin yol seni bu noktaya getiren. Ve önünde yeni kapılar açılmasına sebep yine sensin.
Şu an bütün kapıları kapatmayı seçtim kendimce.
Tabi ki bunun da sebebini bilmiyorum.

İyiden iyiye keyfim kaçtı inanır mısın.
Bir tek ailem diyorum şükür ki yanımda.
Eylül ve o kapkaranlık 22si yaklaşıyor, özlüyorum.
Bu sene 9. sene.
Hala sıcak hala iç acıtan bir acı.
Ölüm tuhaf şey.

Bunu yazınca bir an duraksadım yazamadım gerisini.
Özlemek ne gereksiz bir duygu.
Keşke var olmasa bizimle birlikte.
Alışmak, özlemek, onu kalbinin en derinliklerinde hissetmek ne gereksiz.
2 adam vardı hayatımda birini kaybettim biri beni kaybetti.

Hala ikisini de özlüyorum.
Zıt kutuplardı aslında. Lakin beslediğim sevgi ikisine de hemen hemen aynıydı.
Bir farkla.
Biri bakiydi sevgisiyle biri elbette ki geçici.
Peki de ne zaman geçer ki?

Birini rüyalarımda gördüğümde günüm aydınlanırken diğerinde neden içime bir bıçak saplanmış gibi oluyor?

İkisi de özlem değil mi?

İkisi de beni bırakıp gitmedi mi?

Ben ikisini de hala sevmiyor muyum?

İkisini de başkalarıyla paylaşmadım mı bu zamana kadar.

İçimi acıtan beni kıskandıran tekrar seviliyor olması mı yoksa hala hayatta olması mı.

öyleyse çok saçma değil mi sevdiğin yaşıyor işte, bir hayatı var.
lakin öyle olmuyor bu gönül işlerinde.

bir kaybettiğinin resimlerine bakmalara doyamazken diğerinin yaşadığını kanıtlayan o resimler can yakıyor.
Canım neden bu ara çok yanıyor

4 Ağustos 2014 Pazartesi

yazmak ne güzel şey be yüreklice, yürekli olmak ne güzel. bi polar düzensizliğim var benim.
diğer bir degişle manik depresif.
insanları kış, soğuk mutsuz edip depresif hale getirir ben bu lanet yüzünden her mevsim geçişinde yaşıyorum bunu
korkuyorum ben.
sevilmemekten sevilmemiş olmaktan ölesiye korkuyorum bu ara
ölmekten çok korkuyorum
bu dünyadan bi bok başaramayıp bi hiç gibi ayrılma düşüncesi kafamda filler tepiştiriyo.
sevmek ne demek bilmemekten korkuyorum
bencil bi insan olmaktan korkuyorum.
acılarımla yüzleşemiyorum bu ara. hep bir kaçma halindeyim
dikkatimi toplayamıyorum.
aylardır kitap okumadığımı farkettim.
ne zamandır klasik müzik dinlemedim.
belgesel izlemiyorum.
boş bi insan olmaktan korkuyorum
oysa ki ne güçlü hissederdim kendimi
zaman akıp gidiyor ve tuamıyorum sanki.
her geçen gün daha da yalnızlaştırıyor beni duygudurumum.
yazmak istiyorum yalnızca her an yazmak.
güven duygusu yok edilmiş biri olarak bir ayagım tökezleyerek yürüyorum.
yine aynı yalanlara kapılmaktan korkuyorum.
körelmekten hissizleşmekten korkuyorum
umursanmamaktan korkuyorum hatta en çok bundan.
çokça d üşünüyorum neden artık ağlayamadığımı.
ağladığımda neden soluğum kesiliyor sahi.
bir destek arıyorum kendime.
beni böyle sevecek.
peki ya ben nasıl seviyorum ?
böyle düşündükçe hep karşımdakine hak veriyorum
hayatımı kaydıran hatam bu olsa gerek
bir müddet sonra o acı içimde öyle bir büyüyor ki başa çıkamayıp unutmak affetmek istiyorum karşımdakini
geri dönmelerim bu yüzden hep.
ilk zamanlar iyi geliyor bu affetmeler.
sonra anlıyorum ki bazı şeyler affedilmiyor.
öyle bir zamanda gel ki bana durulayım.
mis kokulu göğsüne yatırmak için gel
yalnızca beni koklamaya gel
gerçekten sevmeye çalışmak için gel.
yalvarırım çabuk gel yalnız uyunmuyor.